Futurity -

274 gün önce

“Tutkularının Peşinden Git” Neden Kötü Bir Tavsiye?

Araştırmacılar, inancın başarıyı nasıl etkilediğini araştırdı.

İnsanların kendi yeteneklerine yaklaşımını değerlendirmek için Stanford Universitesinden Carol Dweck, sabit fikirlilikle ilgili bir araştırma programına başladı. Çocuklar ve yetişkinler zekânın doğuştan gelen bir özellik olduğuna (ya zekisindir ya da değil) ve çalışılarak elde edilemeyeceğine inanıyorsa işte ve okulda karşılarına çıkan zorluklarla baş etmekte de zorlanıyor.

Bu noktada araştırmacılar ilgi alanlarına dair zihniyetleri incelediler: İlgi alanları insanların daima içinde olup da keşfedilmeyi bekleyen şeyler mi yoksa emek verilmesi gereken ve zamanla elde edilen nitelikler mi?

Bu iki farklı görüşün insanların yeteneklerini ortaya çıkarmakta nasıl rol aldığını keşfetmek için, araştırmacılar 470 deneğin katıldığı bir araştırma yürüttü.

SABİT FİKİRLİLİK

Araştırmanın ilk kısmında öğrenciler, teknolojiye ilgili ve sanata ilgili olanlar olarak ikiye ayrıldı. Bu iki gruba biri sanatla ilgili diğeri ise teknoloji ile ilgili iki makale okutuldu.

Daha sabit fikirli olan öğrencilerin kendi ilgi alanları dışındaki makaleye de daha ilgisiz olduğu ortaya çıktı.

Stanford Üniversitesi Toplum Bilimleri Profesörü Gregory Walton, “Sabit fikirli olmak sorunlu olabilir” diyor ve ekliyor: “Dar bir perspektife sahip olup sadece tek bir alana odaklanmak kişilerin ileride kendi alanlarında lazım olabilecek bilgi birikimine ulaşmasını ve bunları geliştirmesine engel olabilir. Bilim ve iş hayatındaki birçok gelişme disiplinler arası fikir alışverişi sayesinde gerçekleşmiştir.”

Stanford doktoralı Yale-Singapur Devlet Üniversitesi Psikoloji Doçenti Paul O Keefe’e göre, “Disiplinler arası etkileşimin giderek arttığı bir dünyada, ancak ve ancak açık fikirli düşünce yapısına sahip olmak inovasyona imkan tanıyor.”

Walton: “Eğer tek bir konuya odaklıysanız bu sizi yeni ilgi alanları keşfetmekten ve disiplinler arası bağlar kurmaktan alıkoyar.”

Araştırma ayrıca sabit fikirli olmanın insanların kendi ilgi alanlarında da cesaret kırıcı olduğunu da ortaya koydu.

İLGİLENMİYORUM

Yapılan başka bir araştırmada, araştırmacılar öğrencilere kara delikler ve evrenin oluşumu ile ilgili bir video seyrettirdi. Öğrencilerin çoğu videoyu etkileyici bulmasına rağmen, videodan sonra okutulan ve aynı başlığa sahip daha teknik bir makale öğrencilerin tüm heyecanını kaybetmesine sebep oldu.

Bu sonuç, zorlukla karşılaşıldığında ilginin kaybolabileceğini ortaya koydu.

Araştırmacılara göre “İlgi sahibi olunan bir konuda zorlanmak, insanlara ilgi alanlarının aslında bu olmadığı fikrini verebiliyor. İlgi alanlarının peşinden gitme konusunda kararlı olmak için açık fikirli olmak ve kişisel gelişime inanmak gerekiyor. ‘Tutkunuz doğrultusunda kendinizi geliştirin’ daha iyi bi tavsiye.”

Çeviren: Gülbüke Kınay

KAYNAĞI GÖR

Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’ı indirin, hiçbir gelişmeyi kaçırmayın!
BUNDLE'I İNDİR