Bundle -

14 gün önce

Pandemiyle birlikte ellerimizi yıkamayı artırdık, duş almayı bıraktık

Pandemi, duş almaktan deodorant kullanmaya tüm temizlik rutinlerimizi etkiledi. Peki temizlikte de normalleşmeye geçecek miyiz?

Geçen ay yapılan bir ankete göre İngilizlerin yüzde 17'si pandemi öncesine göre daha az sıklıkta duş alıyor, üçte biri günlük olarak kıyafet değiştirmiyor, dörtte biri de saçlarını daha az yıkıyor. Perakende analiz firması Mintel'in rakamlarına göre insanların yüzde 28'i daha az deodorant kullanıyor. Üstelik ankete katılanların yüzde 5’i artık daha az dişini fırçalıyor.  

Evden çalışmak, sosyalleşmemek ve hatta flörtleşmemek, pek çoğumuzun salgın öncesi kişisel hijyen ve bakım alışkanlıklarını sorgulamasına neden oldu.

Mintel'in kişisel bakım analisti Emilia Greenslade, el dezenfektanları ve anti bakteriyel sabunlara daha fazla odaklanıldığını ancak deodorant kullanımı, saç bakımı ve epilasyon gibi konuların daha az öncelikli hale geldiğini söylüyor: “Sosyal uzaklaşma sebebiyle tüketiciler görünüşlerine dikkat etme gereği duymuyor, bu nedenle deodorantı, epilasyonu ve tıraş rutinlerini hayatlarından çıkardılar. Flört etme olanağı da ortadan kalkınca birçokları kişisel bakıma dair tüm motivasyonunu kaybetti.”

Daha az duş almanın potansiyel sağlık yararları bir yana, daha az su ve enerji kullanmak, plastik kullanımını düşürmek gibi olumlu etkileri de var. Ancak bazıları için kişisel bakımlarındaki düşüş, pandemi sebebiyle kötüleşen bir zihinsel sağlığın işareti.

“Clean: The New Science of Skin and the Beauty of Doing Less” kitabının yazarı doktor James Hamblin, kişisel temizlik standartlarımızın son yıllarda gereğinden yüksel hale geldiğini söylüyor. Hamblin’e göre insanlık tarihinin büyük bir kısmında hijyenik amaçtan ziyade bir ritüel olduğu için yıkanılıyordu. Hayvansal yağlardan ve kül suyundan yapılan ilk sabun, yalnızca insanlar veya giysiler gerçekten kirlendiğinde idareli bir şekilde kullanılıyordu

80’lerde büyüyen okuyucular, haftada en fazla bir kez banyo yapmanın tamamen normal olduğunu hatırlayacaktır.

Hamblin, "Ne kadar çok yıkanırsanız o kadar iyi mesajı pompalayan büyük bir endüstri var. Daha fazlası ille de daha iyi değildir. Temizliğin yararsız hale geldiği bir nokta, hatta olumsuz etkilere sahip olabileceği bir nokta daha var. Özellikle sabunla aşırı yıkama, cildinizin doğal olarak salgıladığı yağları yok ediyor. Akne, egzama ve sedef hastalığı gibi durumları şiddetlendirebiliyor. Bunlar ölüm kalım derdi değil ancak bazı insanlar için, özellikle atopik dermatite teşhisi koyulanlar için ciddi birer sorun haline geliyor." diyor.

Peki bu gevşemiş temizlik anlayışı kalıcı olacak mı? Kişisel bakım endüstrisi, geçişin uzun süreli olabileceğini düşünüyor. Emma Greenslade’in yorumu şöyle: "Evden çalışmak, deodorantlar ve saç bakımı gibi alanlarda talebi azaltmaya devam edecek ancak insanların bir miktar normalliğe geri dönmeyi dört gözle beklediğini biliyoruz. Bu, kişisel bakım rutinlerinin tam olarak önceki seviyelerde olmasa da yeniden toparlanacağı anlamına geliyor. "

Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’ı indirin, hiçbir gelişmeyi kaçırmayın!
BUNDLE'I İNDİR